teylo, teylofm.com, müzik dinle, mp3
Yeni Bloglar

exelans | 2010-03-03 09:30:21
Özgürlük insan iradesinin en mutlak ihtiyacıdır.Oportünist yalakaların tasmasız gezmekten hoşlanmamaları bile özgürlük kavramının mutlak önemini değiştirmez.Peki bu kavramı ete kemiğe büründürecek olursak soru-yorum:
1/ türk milliyetçiliğine olan kinimiz ile kürt milliyetçiliğine olan sempatimiz arasında iki yüzlülük yapıyor olabilirmiyiz?

2/ Sosyalizm bizim için ne anlama geliyor?

3/ Gitgide muhafazarlaştığımız gerçeği sadece güçlünün yanında yer almak gayesinden mi geliyor?Aslanın yanındaki tilki rolü sizce de mide bulandırıcı değil mi?



sorular soruyorum.meraklı zihinlere
sorular soruyorum.değişik fikirlere
exelans | 2010-02-27 16:33:37
inönü savaşlarının kahramanı olarak diğer paşalardan ayrı olarak,ülke tarihinde kendine yer buluyor.Peki diğer kahramanlar
şeflik için ismet paşanın tek adama indirgenişini kim neden sağladı.
Fevzi çakmak,kazım karabekir tarih ve siyasi sahneden nasıl silindi.Tarih kitaplarında sadece teferruat olarak kalmaya müstehak bırakıldı.

sorular soruyorum.meraklı zihinlere
sorular soruyorum.değişik fikirlere
Cekurry | 2010-02-13 00:03:45
Doğuda bir yerde,
tepesi karla kaplı dağların ardında

yemyeşil,
bereketli topraklar uzanır.
Yıldızlarımız vardı üstümüzde.

Ve etrafımızda,
bizi ısıtan ateşimizin dansa
tutuştuğu,
derme çatma evlerimizin çamurdan duvarları.
Kimbilir,
hangi hayallerimizi kazıdık oraya!
Direnmekten çökmüş gözlerimizin,
içindeki fırtınalarla!
Hep saklandık.
Koskoca ülkemizin başak kokan uçsuz bucaksız
ovaları dururken,
yükseklere çıktık hep.
Geride umutlarımız,
geride hayallerimiz
ve geride çığlık atan
yarınlarımız.
Her yanımız mezar dolmuş.
Ne kadar da çok ölü bırakmışız
ardımızda!
Toprağı kazsan,
tırnaklarına yarım kalmış
özlemlerin acı dolu yaşları dokunur
usulca.
İlk sevincin doğduğu bu diyarlar,
şimdi bir özlem mezarlığına
bürünmüş.

Ne insanlar doğurdu bu diyarlar!
Ve tanrılar yarattı bu insanlar!
Bilmem ki,
hangi dil anlatabilir seni!
Kutsanmış ölümlerine mi yanayım
şimdi,
yoksa hiçleştirilmiş evlatlarının
dramına
mı?
Soluduğumuz hava zehir kokuyor artık.
Oysa ki bir zamanlar,
tatlı ilahilerin sesi çankılanırdı
kulaklarımıza.
Ve ektiğimiz çiçeklerin kokusuydu içimizi
fetheden.
Ağlama Sorani çocuk,
ağlama dilê min!
Seni bir Kurmanc'ın gönlüne gömeceğim.
Ve üstünü,
vatanımın kuzey rüzgarları ile
örteceğim.

Ve sen ey düşman!
Her nerden geliyorsan
ve her kimsen!
Ey iyimserliğe bürünmüş canavar!
Ve ey yalanlar sarayının sultanı!
Gönlümü yarıp,
bir sır gibi sakladığım mezarı
açamazsın.
Gözlerimdeki nehirlerin üzerinden uçan
fırtınayı tutacağını
mı sandın?
Yoksa,
kalbimi diri tutan közlerin tetikte bekleyen ilk
alevlerini söndüreceğini mi?
Bir dev oldum artık!
Toprağıma özlem göme göme büyüyen,
Ve isyanlarımı dağlardan ovalara
taşıran bir devim.
Bir uyansam,
seni bir nefeste cehennemlerin en soğuk yerine
gömerim.
Çilelerle geçirdiğim on bin yılı,
sen orda bir günde tüketirsin.
Ve sarayların,
tıpkı yalanların gibi,
seni asla ısıtamayacak
ef.sa-ne | 2010-02-09 10:23:22
Kırmızı halıdan geçmek istermisiniz..o zaman insanlığınızdan ve tüm sizi siz yapan değerlerden vazgeçin.Vip alanların hepsi kullanımınıza açılsın :)

ef.sa-ne | 2010-02-05 08:33:00
Arkadaşlar açılıma sonuna kadar destek veriyorum.

*Özellikle yaz mevsiminde yapılan açılım yegane tercihim :-)
sesliatom | 2010-01-21 13:06:25
Sohbet Seslichat Seslisohbet Sesli sohbet Sesli chat Online Sinema Online Film izle Online Dizi izle Vizyondaki Filmler Türkce Dublaj Filmler Yerli Filmler Yabanci Filmler
seven7 | 2010-01-18 08:10:49
BENİM AKLIMA - OZAN DOĞULU - GELDİ

YA SİZİN? :)
TuNaHaN | 2010-01-12 01:44:35
Murat Çobanoğlu
Sevdiğim yar bana göndermiş name
Rüzgar dokunmamış dal ister benden
Bir lezzet olmasın onun tadında
Hiç arı görmemiş bal ister benden

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
İnsanlarda doğru söz bulabilmem
Yalan söylemeyen dil ister benden

Asıl soyadı Çobanlar olan Murat Çobanoğlu 1940'ta Kars'ın İstasyon mahallesinde doğdu. Annesi Lala (La'li) hanımdır. Babası, Aşık Şenlik'in çıraklarından Aşık Gülistan'dır; Arpaçay'ın Kıraç köyünden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir. Karısının erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul öğrenimi gören Murat Çobanoğlu çocukluğunda babasının saz çalışını dinledi, ama ona özenmedi. Ancak 1951 'de gördüğü bir düş üzerine tutumu değişti. olayı şöyle anlatıyor:

“Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım.”

Murat Çobanoğlu Artvin, Konya, Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler aldı. Özellikle atışma dalında başarı gösterdi. Sık sık radyoda ve televizyonda -değişik konularda- söyledi. Saza egemenliği, ulusal duygularının güçlülüğü ve kendine özgü sesiyle ilgi çekti. Kars'ta “Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesi”ni açıp işletti. Yurt içinde ve dışında düzenlenen bazı şenliklere katıldı.

1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma adını kullandı.

YAPITI
Murat Çobanoğlu'nun yayımlanmış bir şiir kitabı yoktur.

KAYNAKÇA .
Muzaffer Uyguner (Halkevleri dergisi, Mart 1970); Tahir Kutsi, Türk Halk Şiiri (Antoloji, 1978); Feyzi Halıcı, Saz Şairlerinin Diliyle Atatürk (1981 ); Emir Kalkan, XX. Yüzyıl Türk Halk Şairleri Antolojisi (1991 )



Asım Bezirci
Türk Halk Şiiri II-1993

26 Mart 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti...





Eserlerinden bazıları:


İster Benden

Sevdiğim yar bana göndermiş name
Rüzgar dokunmamış dal ister benden
Bir lezzet olmasın onun tadında
Hiç arı görmemiş bal ister benden

Ne bir çiçeğim var, ne de bir bağım
Ne bir sedirim var, ne de konağım
Ne bir yuvam vardır, ne de otağım
Al kuşam içinden şal ister benden

Kaşları kemandır, kirpiği oktur
Feleğe karşılık oyunum yoktur
Bir kuzu bulamam koyunum yoktur
Yine de bir sürü mal ister benden

Ben bu gidişilen nereye varam
Derman bulabilmem, yaramı saram
Ne bir çölüm vardır, ne de bir sahram
Yine yüce dağdan yol ister benden

Bu fani dünyada çoktur zararım
Ne bir kazancım var, ne de bir karım
Ne bir ağacım var, ne de yaprağım
Yazın kışın solmaz gül ister benden

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
İnsanlarda doğru söz bulabilmem
Yalan söylemeyen dil ister benden


Gör

İnsan dedikleri duvara benzer
Hele suvakları dökülsünde gör
Gördüğün her güzele aldanma
Saç ağarsın beli bükülsün de gör

Kara toprak insanları yoğurur
Vedası geleni bir bir çağırır
Arkası kuvvetli fazla bağırır
Dostları yanından çekilsin de gör

Demek ki dünyada olur dermanın
Birgün uyanırsın geçmiş zamanın
Bazı insan der ki ben bir aslanım
Ezrayıl peşine dakılsın da gör

Çobanoğlu kulak versen sözüne
Yazılanlar mutlak gelir yüzüne
Evde bile karı bakmaz yüzüne
Hele sırtın yere yıkılsın da gör


Güvenmem

Böyle midir dünya senin bütün işlerin
Var git dünya daha sana güvenmem
Kâr yerine çoktur bana zararın
Var git dünya daha sana güvenmem

Biçare Kerem'i yandırdın nara
Arzu, Kamber için kaldı avara
Ferhat az mı külünk vurdu dağlara
Var git dünya daha sana güvenmem

Çok yiğidi sen caydırdın ahdından
Çok güzele ah çektirdin bahtından
Çok sultanı sen indirdin tahtından
Var git dünya daha sana güvenmem

Çobanoğlu arzuhalin bildirdin
Çok yiğidin gül benzini soldurdun
Aşıkları gurbet elde öldürdün
Var git dünya daha sana güvenmem Mevla'm Emreylese Gökte Güneşe

Mevlam emreylese gökte güneşe
Zerresi dünyayı yakar mı yakar
Kanber Arzu için suda boğuldu
Mecnunda Leyla'yı yakar mı yakar

Bir yanı ışıktır bir yan karanlık
Bazı su durudur bazı bulanık
Kuşlar havadadır sularda balık
Ah çekse deryayı yakar mı yakar

Çalışıyor görür müsün arıyı
O da sever çiçeklerden sarıyı
Bir ana kuş görmez ise yavruyu
Daldaki yuvayı yakar mı yakar

Dünya aynı yerde durur ha durur
Güneşin ateşi her yan kurutur
Esmez ise rüzgar yağmazsa yağmur
Ekinler tarlayı yakar mı yakar

Aşık olan kurtulur mu sızıdan
Ne anladım gönlüm sen bu yazıdan
Bir koyun ki ayrılırsa kuzudan
Meleşir yaylayı yakar mı yakar

Çobanoğlu gündüz olur gecesi
Ne yandan geliyor bu acı sesi
Bir evladın olur ise acısı
Anayı babayı yakar mı yakar


Öğretmen

Ana baba gibi emeği vardır
Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen
Sevgisi, şefkati insana yardır
Vücuttur kanattır koldur öğretmen

Talebe okulun yeşil fidanı
Yanan bir ocağın sönmez dumanı
Öğretmendir yaraların dermanı
Arıdır, kovandır, baldır öğretmen

Öğretmendir bize gösteren yolu
Odur talebenin kanadı kolu
Öğretmen hazinedir, doludur dolu
Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen

Öğretmendir fabrikanın temeli
Öğretmendir bütün dünyanın dili
Bütün insanlara uzanır eli
Bize ışık tutan yoldur öğretmen

Öğretmendir ışık veren dünyaya
Öğretmendir bizi götüren aya
Öğretmenin ilmi benzer deryaya
Irmaktır denizdir göldür öğretmen

Sende yetişmiştir nice paşalar
Öğretmensiz açılır mı kapılar
Temelinden sağlam olan yapılar
Çobanoğlu der ki güldür öğretmen









seker84 | 2009-12-31 15:17:37
2010 herkesin istediği gibi geçer umarım.İYİ SENELER
seven7 | 2009-12-26 06:27:13
Gözüme uyku girmedi
Bir sağa döndüm,bir sola
Umrumdamıydı sanki
Dönekmisin diyenlere inat
Bir sağa döndüm bir sola

Gözüme uyku girmedi
Bir yarin hayali
Bir de geçim derdinden başka
Varsın seçim derdine düşsün
Dağdaki çoban ve göbeğini kaşıyan adam!
Aktif Bloglar

MardinliDilan21 | 2008-08-06 11:32:01
Ben hayatda umudugumu kayip etdim,
Insanlardan nefret etdim,
Cok bilinmes acilar cektim,
Sucsus yere hep darbeler yedim,
Hayatda birkere olsun gülmedim,
Neden hep ben bu aciyi cektim..??

Bende isterdim ölümüne sevmek,
Sevmek ne demek oldugunu ögrenmek,
Sevgiye hep muhtac kaldim,
Ve hic kimseyi sevemedim,
Ben hayata ısyan etmek ıstemıyorum,
Kaderimi böyle yazdıgı ıcın,
Beni acilar icinde yapa yanliz birakdigi icin..!!!!!!
SebebimdiN | 2008-06-18 12:28:37
Seni çok sevmiştim onun içindir senden klan yanlızğımıda sevmemem.Hep gitmelerden korkardım onun için senden önce benim gidişim.İnsan sevdiğini birkere kaybedince sevilen birkere gidince diğerleride hep diye korkuyor sevmye seni korkularımla sevmiştim.Elimde değildi birkere incinmiştim ikincisinden korktum.Yinede sevdim seni hemde gidenlerden daha çok sevdim.Hep ayak seslerindeydi kulağım...Çizdiğim sınırlardan öte bir ayak sesi duyunca irkilirdim koşardım tutmak için seni oysa sen gitmeyi değil benli hayalleri düşlüyor olurdun ozamanlarda sadece düşlüyordun benimde ''SENLİ'' hayallerim olsun diye hiç yardımcı olmadın bana.GİTMEK... Kimi zaman ayakların gei gidercesine...Kimi zaman bir aşkı tamamen silercesine gideni izlemek...Kimi zaman dur demekle dememek arasına binlerce kez ölmek.Kimi zaman üstünden kocaman bir yükün kalkaması seviyorum seni ama gitmeliyim...SENİ HAYALLERİN BENİ GERÇEKLERİM BEKLER!!!
shrtrhn | 2008-12-02 19:03:24
Ne çok olmuş yazmayalı
Ne çok olmuş kalemi yüreğime dokundurmayalı…

Şimşekler güneşli günlerimin derdiydi
Parçalı bulutluyum şimdi
Fırtınalı…

Çok aldandım gökkuşağına
Acı yağardı gökten
Ben huzurla ıslandığımı sanırdım
Meğer ne kadar çok acırmış sol yanım…
Ne kadar çok acırmış da anlamazmışım
Gökkuşağına aldanmıyorum şimdi
Bulutlar dağılıyor
Güneşi yeniden doğdurtuyorum ruhuma
Yakında ki
Çok uzak bir yoldan gelen
İyi birine…

Hesapsızdı, plansızdı
Acıtmıyordu da…
Ama sonu da yoktu başı da…

Yüreğime dokundu yüreğiyle,
Kapalı kapılar açıldı, örülü duvarlar yıkıldı.
Ellerimi uzattım
Tutarsa beni bu gök gürültüsünde diye
Yağmurdan ıslanmış elleri sıcacıktı,
Hep yanı başımdaymış gibi kavradı.
Güneşler doğdu, ısındı içim, yandı, kaynadı…

Nerden bilebilirdim?
Nasıl kondururdum ona da gitmeyi
Islanan elleri kayıyordu yüreğimden
Ve çekip gidiyordu güneşiyle beraber
Yine parçalı bulutluyum, fırtınalı biraz da

Elbet seherde güneş doğacak, elbet gökkuşağı çıkacak
Gün yeniden dönmeye başlayacak ruhumda
Acılar yağacak,
Şemsiyemi açıp ıslanmayacağım.
Rüzgâr savuracak damlalarını,
Kaçacağım, kaçacağım, kaçacağım…
TuNaHaN | 2009-07-24 18:11:18
Açelya Çiçeği

Salınıp yürürsün uçarcasına,
Bir uğur böceği gibisin güzel.
Pembe pembe, al al yanaklarınla,
Açelya çiçeği gibisin güzel.
Öyle ılık meltem gibi bakarsın,
Bahar gibi burcak burcak kokarsın,
Sımsıcak sarılıp, sanki sıkarsın,
Sen ana kucağı gibisin güzel.
Güneş gözün bana dikildiğinde,
Boynun hafif yana büküldüğünde,
Saçların omzuna döküldüğünde,
Ağustos sıcağı gibisin güzel.
Çehrende her şeyin yerli yerinde,
Gözün ezberimde, kirpiklerin de,
Gül açıyor, gülünce her yerinde,
Gülistan bucağı gibisin güzel.
Öyle güzelsin ki, anlatmaz kelam,
Belki ruha ilaç, mü’mine selam,
Sanki şu elimde tuttuğum kalem,
Bir ceylan bacağı gibisin güzel.
Nazlı Nazlı, bir bir yürüyüşünle,
Gönlümü ardında sürüyüşünle,
Yaşın yetkin ama görünüşünle,
İlkbahar göceği gibisin güzel.

TuNaHaN | 2010-01-12 01:44:35
Murat Çobanoğlu
Sevdiğim yar bana göndermiş name
Rüzgar dokunmamış dal ister benden
Bir lezzet olmasın onun tadında
Hiç arı görmemiş bal ister benden

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
İnsanlarda doğru söz bulabilmem
Yalan söylemeyen dil ister benden

Asıl soyadı Çobanlar olan Murat Çobanoğlu 1940'ta Kars'ın İstasyon mahallesinde doğdu. Annesi Lala (La'li) hanımdır. Babası, Aşık Şenlik'in çıraklarından Aşık Gülistan'dır; Arpaçay'ın Kıraç köyünden olup 1920'de Kars'a yerleşmiştir. Karısının erken ölümü dolayısıyla oğlunu o büyütüp yetiştirdi. İlkokul öğrenimi gören Murat Çobanoğlu çocukluğunda babasının saz çalışını dinledi, ama ona özenmedi. Ancak 1951 'de gördüğü bir düş üzerine tutumu değişti. olayı şöyle anlatıyor:

“Göç mevsimi yaylaya göçerken susadım. Yol kenarında bulunan çeşmeye su içmeye gittim. Ben oyalanınca göçlerimiz dağı aştı. Akşamın alacakaranlığında uyuyakaldım. İşte o zaman nasibim olan aşıklık ilhamı bana verildi. Sabah, yaylada beni bulamayan babam düşer yollara, beni aramaya. Beni çeşmenin başında uyurken bulunca, aşık olacağımı söyledi. Saz aldı. Saz tutmasını öğretti. O zamandan bu yana saz çalmaya, şiir ve türküler söylemeye başladım.”

Murat Çobanoğlu Artvin, Konya, Erzurum ve Mut'ta yapılan yarışmalarda dereceler aldı. Özellikle atışma dalında başarı gösterdi. Sık sık radyoda ve televizyonda -değişik konularda- söyledi. Saza egemenliği, ulusal duygularının güçlülüğü ve kendine özgü sesiyle ilgi çekti. Kars'ta “Çobanoğlu Halk Ozanları Kahvesi”ni açıp işletti. Yurt içinde ve dışında düzenlenen bazı şenliklere katıldı.

1965'e kadar Devrani, 1967'ye kadar Yanani, ondan sonra da Çobanoğlu takma adını kullandı.

YAPITI
Murat Çobanoğlu'nun yayımlanmış bir şiir kitabı yoktur.

KAYNAKÇA .
Muzaffer Uyguner (Halkevleri dergisi, Mart 1970); Tahir Kutsi, Türk Halk Şiiri (Antoloji, 1978); Feyzi Halıcı, Saz Şairlerinin Diliyle Atatürk (1981 ); Emir Kalkan, XX. Yüzyıl Türk Halk Şairleri Antolojisi (1991 )



Asım Bezirci
Türk Halk Şiiri II-1993

26 Mart 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti...





Eserlerinden bazıları:


İster Benden

Sevdiğim yar bana göndermiş name
Rüzgar dokunmamış dal ister benden
Bir lezzet olmasın onun tadında
Hiç arı görmemiş bal ister benden

Ne bir çiçeğim var, ne de bir bağım
Ne bir sedirim var, ne de konağım
Ne bir yuvam vardır, ne de otağım
Al kuşam içinden şal ister benden

Kaşları kemandır, kirpiği oktur
Feleğe karşılık oyunum yoktur
Bir kuzu bulamam koyunum yoktur
Yine de bir sürü mal ister benden

Ben bu gidişilen nereye varam
Derman bulabilmem, yaramı saram
Ne bir çölüm vardır, ne de bir sahram
Yine yüce dağdan yol ister benden

Bu fani dünyada çoktur zararım
Ne bir kazancım var, ne de bir karım
Ne bir ağacım var, ne de yaprağım
Yazın kışın solmaz gül ister benden

Çobanoğlu'yum ben iz bulabilmem
Kışın çok ararım yaz bulabilmem
İnsanlarda doğru söz bulabilmem
Yalan söylemeyen dil ister benden


Gör

İnsan dedikleri duvara benzer
Hele suvakları dökülsünde gör
Gördüğün her güzele aldanma
Saç ağarsın beli bükülsün de gör

Kara toprak insanları yoğurur
Vedası geleni bir bir çağırır
Arkası kuvvetli fazla bağırır
Dostları yanından çekilsin de gör

Demek ki dünyada olur dermanın
Birgün uyanırsın geçmiş zamanın
Bazı insan der ki ben bir aslanım
Ezrayıl peşine dakılsın da gör

Çobanoğlu kulak versen sözüne
Yazılanlar mutlak gelir yüzüne
Evde bile karı bakmaz yüzüne
Hele sırtın yere yıkılsın da gör


Güvenmem

Böyle midir dünya senin bütün işlerin
Var git dünya daha sana güvenmem
Kâr yerine çoktur bana zararın
Var git dünya daha sana güvenmem

Biçare Kerem'i yandırdın nara
Arzu, Kamber için kaldı avara
Ferhat az mı külünk vurdu dağlara
Var git dünya daha sana güvenmem

Çok yiğidi sen caydırdın ahdından
Çok güzele ah çektirdin bahtından
Çok sultanı sen indirdin tahtından
Var git dünya daha sana güvenmem

Çobanoğlu arzuhalin bildirdin
Çok yiğidin gül benzini soldurdun
Aşıkları gurbet elde öldürdün
Var git dünya daha sana güvenmem Mevla'm Emreylese Gökte Güneşe

Mevlam emreylese gökte güneşe
Zerresi dünyayı yakar mı yakar
Kanber Arzu için suda boğuldu
Mecnunda Leyla'yı yakar mı yakar

Bir yanı ışıktır bir yan karanlık
Bazı su durudur bazı bulanık
Kuşlar havadadır sularda balık
Ah çekse deryayı yakar mı yakar

Çalışıyor görür müsün arıyı
O da sever çiçeklerden sarıyı
Bir ana kuş görmez ise yavruyu
Daldaki yuvayı yakar mı yakar

Dünya aynı yerde durur ha durur
Güneşin ateşi her yan kurutur
Esmez ise rüzgar yağmazsa yağmur
Ekinler tarlayı yakar mı yakar

Aşık olan kurtulur mu sızıdan
Ne anladım gönlüm sen bu yazıdan
Bir koyun ki ayrılırsa kuzudan
Meleşir yaylayı yakar mı yakar

Çobanoğlu gündüz olur gecesi
Ne yandan geliyor bu acı sesi
Bir evladın olur ise acısı
Anayı babayı yakar mı yakar


Öğretmen

Ana baba gibi emeği vardır
Ağızdır, lisandır, dildir öğretmen
Sevgisi, şefkati insana yardır
Vücuttur kanattır koldur öğretmen

Talebe okulun yeşil fidanı
Yanan bir ocağın sönmez dumanı
Öğretmendir yaraların dermanı
Arıdır, kovandır, baldır öğretmen

Öğretmendir bize gösteren yolu
Odur talebenin kanadı kolu
Öğretmen hazinedir, doludur dolu
Yapraktır, ağaçtır, daldır öğretmen

Öğretmendir fabrikanın temeli
Öğretmendir bütün dünyanın dili
Bütün insanlara uzanır eli
Bize ışık tutan yoldur öğretmen

Öğretmendir ışık veren dünyaya
Öğretmendir bizi götüren aya
Öğretmenin ilmi benzer deryaya
Irmaktır denizdir göldür öğretmen

Sende yetişmiştir nice paşalar
Öğretmensiz açılır mı kapılar
Temelinden sağlam olan yapılar
Çobanoğlu der ki güldür öğretmen









ef.sa-ne | 2009-09-29 12:05:16
birincisi efsane geri döndü ..buradan ilan olunur

ikincisi ha burası ne kadar koftiden yazarla dolmuş böyle

üçüncüsü online olupta bloglara ve foruma sadece öküzün trene baktığı gibi bakıp bir kelime dahi yazı yazacak kapasitesi olmayanlarla dolmuş burası

Dördüncüsü ben geldim artık...ya sizi sizden kurtaracam ya da bizi sizden kurtaracam...bakalım

beşincisi -ben kim miyim- Bir dost eski bir dost :)
SebebimdiN | 2008-12-16 02:00:29
Öğrendim ki… Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız. Öğrendim ki… Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika. Öğrendim ki… Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli. Öğrendim ki… Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek. Öğrendim ki… Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki… İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli. Öğrendim ki… Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var. Öğrendim ki… Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor. Öğrendim ki… Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit. Öğrendim ki… Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun. Öğrendim ki… ‘Bittim’ dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var. Öğrendim ki… Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder. Öğrendim ki… Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar. Öğrendim ki… Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor. Öğrendim ki… Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki… Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor. Öğrendim ki… Para ucuz bir başarı. Öğrendim ki… En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz. Öğrendim ki… Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uzatır. Öğrendim ki… İki insan aynı şeye bakıp Tamamen farklı şeyler görebilir. Öğrendim ki… Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır. Öğrendim ki… Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar Daha uzun yol yürüyor. Öğrendim ki… Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir. Öğrendim ki… Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır. Öğrendim ki… Duvarda asılı diplomalar İnsanı insan yapmaya yetmez. Öğrendim ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır. Öğrendim ki… Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor. Öğrendim ki… Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da! Öğrendim ki… Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, Ne tür deneyimler yaşadığınızla var. Öğrendim ki… Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil. Öğrendim ki… Ne kadar yakın olursa olsunlar En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir. Öğrendim ki… Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor. Öğrendim ki… Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor. Öğrendim ki… Şartlar ve olaylar, Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz. Öğrendim ki… İki kişi münakaşa ediyorsa, Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez. Öğrendim ki… Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. Öğrendim ki… Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor… 00:52 collapse:collapse;">
ef.sa-ne | 2010-02-05 08:33:00
Arkadaşlar açılıma sonuna kadar destek veriyorum.

*Özellikle yaz mevsiminde yapılan açılım yegane tercihim :-)
exelans | 2010-02-27 16:33:37
inönü savaşlarının kahramanı olarak diğer paşalardan ayrı olarak,ülke tarihinde kendine yer buluyor.Peki diğer kahramanlar
şeflik için ismet paşanın tek adama indirgenişini kim neden sağladı.
Fevzi çakmak,kazım karabekir tarih ve siyasi sahneden nasıl silindi.Tarih kitaplarında sadece teferruat olarak kalmaya müstehak bırakıldı.

sorular soruyorum.meraklı zihinlere
sorular soruyorum.değişik fikirlere
ef.sa-ne | 2010-02-09 10:23:22
Kırmızı halıdan geçmek istermisiniz..o zaman insanlığınızdan ve tüm sizi siz yapan değerlerden vazgeçin.Vip alanların hepsi kullanımınıza açılsın :)

Önceki  |   1 2  3  4  5  6  7  8  9  10  >>  - 24    |  Sonraki
Önceki  |   1 2  3  4  5  6  7  8  9  10  >>  - 24    |  Sonraki